background

Tip2 Diyabet (Şeker Hastalığı Ameliyatı)

Diyabet kanda dolaşan glukoz, yani kan şekeri yüksekliği ile seyreden bir metabolizma hastalığıdır.

Pankreastan salgılanan insülin hormonu, vücuttaki glukoz metabolizmasını düzenler.

Diyabet kanda dolaşan glukoz, yani kan şekeri yüksekliği ile seyreden bir metabolizma hastalığıdır.

Pankreastan salgılanan insülin hormonu, vücuttaki glukoz metabolizmasını düzenler.

Bu hormonun eksik salgılanması ya da hiç salgılanmaması şeker hastalığına sebep olur.


Kişilerdeki diyabetin (şeker hastalığı) belirtileri olarak;

·    Aşırı susama ve su içme isteği

·    Çok sık idrara çıkmak

·    Çok fazla yemek yeme isteği

·    Yorgunluk ve halsizlik

·    Ağız kuruluğu

·    Sık ve aşırı acıkma

·    Açlığa tahammülsüzlük

·    Ağızda aseton kokusu

·    İstem dışı kilo kaybetme 

·    Bulanık görme

·    Görme bozuklukları

·    Ellerde ve ayaklarda hissizlik, yanma, batma hissi ağrı izlenebilir.

Şeker Ameliyatı Kimlere Yapılmaktadır?

Hareketsiz yaşam, dengesiz ve sağlıksız beslenme ya da genetik sebeblerden ileri gelen şeker hastalığı Tip 1 diyabet ve Tip 2 diyabet olarak ikiye ayrılmaktadır. 

Tip 1 diyabette vücutta insülin üretimi yoktur ve tedavi yöntemi insülindir.

Şeker ameliyatı Tip 1 diyabet hastalarında gerçekleştirilemez iken Tip 2 diyabet hastalarında iyileşme sağlamaktadır.


Her Tip 2 diyabet hastası için şeker ameliyatı yapılamamaktadır.

Özellikle 10 yıldan uzun süreli diyabeti olan hastaların pankreasın insülin ve C peptit salınım değerlerini gösteren testler yapılması gerekir.

Bu testler sonucunda Tip 2 hastalarına metabolik cerrahi uygulanıp uygulanmayacağına hekim tarafından karar verilir.

Hemoglabin A1 C düzeyi değerleri böbrek ve karaciğer fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekir.

Endokrinoloji anestezi kardiyoloji ve psikiyatri muayenesinden geçmelidir.


Tip 2 diyabette hastanın vücudu insülini az da olsa üretir fakat hasta insülini kullanamadığından kan şekeri hep yüksek çıkar.

Metabolik cerrahi için vücutta insülin üretimi olması şarttır aksi halde yapılan ameliyat iyileşme sağlamaz.

Şeker hastalığında uygulanan klasik tedavi şekli kan şekerini düşüren ilaç iğne vb. dir.

Bu tedavide kullanılan ilaçlar malesef sorunu kökten çözmeye yetmemektedir.

Günümüzde metabolik cerrahi adı altında uygulanan şeker ameliyatı Tip 2 hastalarına uygulandığında %90 oranında iyileşme görülmektedir.

Ameliyattaki amaç vücutta  var olan insülinin doğru ve yeteri kadar kullanmak için pankreası harekete geçirmektir.

Ameliyat esnasında açlık hissine sebep olan fundus da alındığından kolaylıkla ideal kilonuza kavuşurken ameliyat sonrası çok kısa süre içerisinde hormanal değişimler etkisini göstererek kandaki şeker oranı dengelenir kan şekeri yüksekliği sonra erer.

Şeker hastalığı olan kişiler metabolik cerrahi operasyonu geçirmez ise uzun yıllarını bu rahatsızlık ile geçirecek ilaç tedavisine mahkum kalacaktır.

Kapalı yöntem (laparoskobik) olarak gerçekleştirilen şeker ameliyatları yaklaşık 4 saat sürmektedir.

Şeker ameliyatından sonraki süreçte olumsuz olarak değerlendirilebilecek tek nokta birçok hastanın ömür boyu vitamin mineral takviyesi alacak olmasıdır.

Şeker ameliyatı Tıp dünyasının şeker hastalarına sunduğu en büyük olanaklardan biridir.



Şeker Ameliyatlarında hangi uygulamalar kullanılmaktadır?

-Transit Bipartisyon Ameliyatı: Kapalı yöntem ile yapılan ameliyattır 4 delik ile karın içine girilir 2 anestemoz ile yapılır ameliyat yaklaşık 1.5 saat sürmektedir. Tüp mide ameliyatı yapılarak midenin yaklaşık %80 i alınır.İnce bağırsağın son kısmı mideye bağlanarak hem kilo verimi sağlanır hemde şeker kontrol altına alınır.Ameliyat sonrası iyileşme çok hızlıdır.

-Loop Bipartisyon (SASI BYPASS) Ameliyatı : kapalı yöntem ile yapılan ameliyattır 4 delik ile karın içine girilir Tek anestemoz ile yapılır.Hastanın şekeri çok yüksek değilse ise ve hasta yaşlı ise anestezi riski yüksek ise tercih edilir

-Loop Duadenal Switch (SADI-S)  Ameliyatı : Kapalı yöntem ile yapılan ameliyattır. 5 delik ile karın içerisine girilir.Çok yüksek kilolu olan (morbid obez) hipertansiyon hastalarına, uyku apnesi ve şekeri olan hastalara uygulanır. Tüp mide operasyonunda olduğu gibi midenin yaklaşık %80 i alınır. Oniki parmak barsağından gıda geçmeyecek şekilde mide çıkışı ile ince barsağın son kısmı arasında birleşim yaratılır. Mide çıkışında pilor denilen midenin boşalmasını kontrol eden  kas yapısı bu ameliyatta korunmaktadır ve mide çıkışı kontrollü şekilde olmaktadır. By pass ameliyatlarında görülen dumping sendromu( tatlı yenildiğinde ortaya çıkan bulantı tansiyon düşüklüğü çarpıntı) görülmemektedir.


Ameliyattan sonraki süreçte hastalarda kısa zamanlı iştah kaybı gözlenebilir, eskisi kadar sık sık acıkmalar olmayacaktır.

Su içimine çok önem verilmelidir. Hem iştahsızlık sebebi ile yemek yiyememe hem de su içmemek vücudu halsiz düşüreceğinden suyun önemi büyüktür.

Karbonhidrat alımından uzak durulmalıdır. Fazla karbonhidrat pankreasın insülin salınımını tüketebilir.

Ameliyat ile mide de küçüldüğünden eskisinden daha az yemek yeme sağlanarak kilo verimi artar ve yüksek tansiyon fazla kilo sorunu karaciğer yağlanması ayak yaraları böbrek hasarları ortadan kalkmış olur.

Sağlıklı beslenme ve yemek yeme düzeninde doktorun- diyetisyenin tavsiyesi dışına çıkılmamalıdır.

Neler Yapıyoruz?

OBEZİTE CERRAHİSİ (TÜP MİDE AMELİYATI)

Vücuttaki yağ dokusunun fazlalaşmasıyla ortaya çıkan ve kişinin sağlık problemleri yaşayarak hastalıklara yakalanmasına neden olan rahatsızlığa obezite denmektedir.

ŞEKER HASTALIĞI AMELİYATI (TİP2 DİYABET)

Şeker hastalığı ameliyatı kişinin şeker hastalığını kontrol etmekte zorlandığı ve insülin tedavisine rağmen şekeri yüksek çıkan kişilerde oldukça yararlıdır.

Mide Balonu

Mide balonu kişinin endoskopiye benzer bir yolla midesine sönmüş balonu koyarak şişirilip, bu balonun midede yer kaplamasıdır. Mide balonu günümüzde en kolay zayıflama yöntemlerinden biridir.

REVİZYON CERRAHİSİ

Obezite ameliyatlarının tamamında düşük de olsa tekrar kilo alma ihtimali vardır. Bu hastalara ikinci bir cerrahi işlem uygulanarak tekrar aldılarsa aldıkları kiloyu vermeleri, kilo vermeleri durmuşsa tekrar kilo vermenin başlaması sağlanabilir.

Değişimler

Kısa sürede sağlığına kavuşan hastalarımızı inceleyin